Herkes Okursa Düşmanlarım Çoğalır

Yalnızlığına sarıldığın bir anda, tüm dünyayı kendinden kopardığım bir anda ve daha fazlasını istemediğin bir zaman için yapılabilecek en güzel şeydir, kendinle konuşmak ve yazmak. Hayatın anlamını sorgulamanın bıkkınlığıyla birlikte kendi içinde sürüklenmektir yaşamak bazen. Duygularınızı sömüren insanlığa bakış açınız değişiverir kardeşlerim. Ve inanç çıkıverir gölgelerin arasından. İnanç, görünmez, duyulmaz lakin hissedilir. Bütün bir insanlık hissine kapılmıştır bunun. İnanç en büyük yalakasıdır Tanrı’nın ve insanlar inanç sayesinde yavşamaya başlarlar tanrılarına. Sessiz, sedasız bir Tanrı’nın isteğiydi domuz etinin yenmemesi. Kendi pisliğini yiyen bir yaratığı yaratması mıydı Tanrı’nın hatası peki?

 

Söyleyin kardeşlerim, bugüne kadar elde ettiklerinizin size Tanrı tarafından verildiğini düşündüren nedir sizlere?

 

Ve bir alıntı yapacağım Kur’an’dan: “ Çalıştığınızdan başkası yoktur!” Evet aynen böyle. Şimdi ölüm vaazlerini dinlemeye mi gidiyorsun kardeşim? Bir ayağın çukurdayken mi aklına gelir hep ibadethaneler? Şimdi sesime kulak ver, önce yaklaş. “ Bu büyük yalanı görmen için kafatasının içindeki motora biraz benzin koyman gerekir.”

 

İnancın sersemliği ne de büyüktür! Ölümsüzlük arzunuz ne kadarda aciz. Bir spermin sizi sonsuza dek yaşatacağını mı sanıyorsunuz? Meğer ne kadar hayalperestmişsiniz de haberim yokmuş (!)

 

İnanç sırıtır tüm bu söylediklerime karşın. Çünkü hala müritleri vardır bizi duymayan, bizi dinlemeyen. Kulakları mühürlenmiş, gözleri bağlanmış bu insanlar sahtekar bir inancın uğruna ölmeyi arzulamaktadırlar. Lakin içgüdüleri buna karşı çıkar: “ Ben hayatta kalmak istiyorum. “

 

 

Ve ben tüm bu sahtekarlıklardan arınıp inançsızlığıma secde ediyorum. 

  • Yorum yapmak için lütfen üye olunuz!!!