Spiritüel Aforizmalar

Dünyanın en gizemli sırları kütüphanelerde ya da kitaplarda değil mezarlıklardadır.
Yüksek bir komitenin emrinden gelen tesirlerle yaşadığını unutma, maddeye değen her şey gibi bedeninde çürüyecek. O zaman yapman gereken tek bir şey var, ruhunu temiz tutup O’na, yani BİR’e katılacağın gün için çalışmak, çalışmak, çalışmak… Her katman, her acı, ruhunu ışığa daha da yakınlaştıracak. Bunu unutma, sen aslında SEN degilsin, SEN sadece O’nun bir yansımasısın. (En-el Hak Öğretisi) Olan ve olacak olan bu.

Vicdan, tanrıdan kopmuş, insana hediye edilmiş bir parçadır ve en iyi rehberimizdir. Bu yüzden ayrılık diye bir şey yok, sadece O’na yani birliğe hasret var, vuslat ise bizim elimizde.

Nefsaniyeti kontrol altına almaya çalış, idraki besle! bu arada nefsaniyeti öldürmek tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir, neden? çünkü düalite ilkesi mevcut.. Planlar, planlar, planlar ve hepsine kucak açan yüksek ilkeler… İşte hayatımız ve ruhsal gelişim haritamız.

Tesirler, planlar ve vazifeli varlıklar… Bunu unutmamalıyız, özgür vicdan ve seçimlerin ötesinde kontrol altında olduğumuzu unutmamalıyız. Özgür vicdan ve seçimler tabii ki vardır ve var olacaktır ancak mukadderatı unutmamak gerek. İnce çizgide, yani tekamül seyrindeyken, kader mekanizmasının tesiri altında olduğumuzu unutmamalıyız. İcabatlari belirleyen temel ilkeler ve asli unsurları da not etmek gerekli.

Tekamülün seyri bizim elimizde, unutmayınız ki asıl yakıcı ateş beyaz ateştir. Bu yol meşakkatlidir ve karanlıktır. Tabii ne aradığınızı biliyorsanız ki biz buna idrak seviyesi diyoruz, o zaman bu ateş bir nur olur yollarınızda. Bu konuda aydınlanmanızı sağlayacak bir metin yayınlamak üzereyim, umarım tüm insanlığa faydalı olacaktır.

Burada idrak ile bilginin karıştırılması önemli çünkü idrak, bilgi ve görgü ile gelen ve nefsaniyetin yenildiği bir farkındalık halidir. Karıştırılmamalıdır, kavramları daha hassas kullanmalıyız arkadaşlar, yoksa ki süptil bedene giden kanal tıkanır ve akış zayıflar.

Varlığın idrak seviyesi ile alakalı girizgah: Realitelerin (maddenin) kökenine inmek, sezgilerin zenginleşmesi ve üst bilgileri alabilecek kadar bir tekamül seviyesini gerektirir. Bu budur, ötesi ise kişisel bir yanılsamadır, farazidir, ruhun madde planındaki körlüğüne dalalettir. Kısaca insan varlığı, eğer tekamül sınırlarını zorlamazsa, dünya hayatı onun nazarında sadece bir illüzyondan ibarettir.

Ruhsal alana ait çalışmalar yapmak zorundayız, bir hocamın dediği gibi “O” bilinmek istiyor. Bizim varoluş amacımız bu… (Bu cevap aynı zamanda ben neden varım sorusunun da cevabı)

Ruhun simyası: “TEKAMÜL” Evet,  bu yüzden fedakarlık ve acının birlikteliğine tekamül denir. Bir de bu yönüyle düşünmekte fayda olacaktır.

Şunu unutmayın ki; karanlıktan ve onun içine gizlenmiş “gerçekten” hiçbir zarar gelmez.

 

Can Murat Demir

  • Yorum yapmak için lütfen üye olunuz!!!